25 Temmuz 2014 Cuma

Şeker hastaları hangi çorbaları yemeli

Şeker hastalığı olan insanların yemek listelerine çok dikkat etmesi gerekmektedir.Diyet listelerini ve yaptıkları diyabet işlemlerini aksatmadan devam ettirmek zorundadırlar.Bizde bunun üzerine sizler için araştırma yaptık ve bu makaleyi hazırladık.

06 Eylül 2012 Perşembe 15:28
Bu haber 1960 kez okundu
Şeker hastaları hangi çorbaları yemeli
Lida kullanan diyabetik ve şeker rahatsızlığı bulunan kimseler için tavsiyelerimiz olacak. Şeker ve şekerli tatlılar, bal, reçel, pekmez, çikolata, marmelat gibi tatlılar, hamur işleri, börek, pasta, kek, gazoz, kola, meyve suları, meşrubatlar, alkollü içecekler, tereyağı, margarin gibi katı yağlar, yağlı yiyecekler, salam, sucuk, sosis, karaciğer, beyin, dalak ve işkembe gibi sakatatları yememelidir. Yiyecekler kan şekerini düşürmez. Önemli olan insülindir. Yapay tatlandırıcılar kullanılabilir.

Beden Kitle İndeksi (BKI):
2025 arasında olmalı ve kilo korunmalıdır. Öğün aksatılmamalı, 3 ana öğün, 3 ara öğün ile beslenmelidir. Öğün sayısı artarsa insüline olan ihtiyaç azalır. Kızartmalardan kaçınmalı, haşlama, ızgara ve fırında pişenleri yemelidir. Posalı besinler alınmalı, kuru baklagiller, kepekli ekmek, sebzeler ve meyveler yenmelidir. Bunlar bağırsakları da çalıştırır. Özellikle Lida’ nın yan etkisi olan bağırsak tembelliğinin önüne geçmek için denenebilir. Posa karbonhidratların yavaş sindirilmesini ve kan şekerinin ani yükselmesini önler. Sıvı yağlar ve beyaz et tercih edilmelidir.

Yemeklere az miktarda eklenen tarçın kandaki şeker düzeyini düşürür. Lida aldığınız süre zarfında uygulamanız tavsiye edilir. Çaya katılan bir tarçın kabuğunun bile insülin değerini iyileştirdiği ve günde 56 gr çekilmiş tarçını yemeklere karıştırmanın faydası olduğu bildirilmektedir. Karadut, yer elması, ayı üzümü, maydanoz, enginar yaprağı, burçak, kereviz, patates, bal, ısırgan otu, soğan, mersin ve tere otu yenir, süt, limon suyu, kekik, havuç suyu ve haşlanmış lahananın suyu içilir. Siyah turp rendelenir ve suyu içilir.

Hiperglisemi (Kan Şekerinin Yükselmesi)
Kanda şekerin normalin çok üstünde olması olayıdır. Stres, çok yemek yemek ve egzersiz yapmamak hiper giliseminin sebeplerindendir. Lida’ nın kan şekeri üzerinde hiçbir etkisi bulunmamaktadır. Hiperglisemi de fazla susama, halsizlik, durgunluk, susuzluk, uyku hali, baş dönmesi ve bilinç kaybı meydana gelir. Fazla acıkma, sık idrara çıkma, gece idrara çıkma, daha fazla yorgunluk, bulanık görme ve yaraların geç iyileşmesi olayları olur. Aşırı yemek yenir, şeker, bal, reçel yendiğinde insülin ve anti diyabetik ilaçlar yetersiz alınırsa kan şekeri yükselir.

Hipoglisemi (Kan Şekerinin Düşmesi):
Yeterli karbonhidrat (tahıl) alınmazsa, öğün atlanırsa, fazla alkol alınırsa, fazla spor yapılırsa, fazla hareketli olunur, fazla insülin ve antibiyotik ilaç alınırsa kan şekeri düşer. Hipogliseminin Belirtileri ve Tedavisi: Baş dönmesi, halsizlik, ter boşalması, titreme, sinirlilik, konsantrasyon kaybı, baş ağrısı ve hızlı kalp atışları olur. Bu etkiler Lida’ nın etkileriyle çakışabilmektedir. Bu yüzden kan şekeri düşüşü yaşandığında dikkatli olunması gerekir. Hasta kan şekeri düşünce acıkır ve titrer. Yüz rengi soluktur. Bu belirtilerden sonra önce şeker alınmalıdır. Meyve suyu içilebilir. Bir saat sonra hamurlu bir yiyecek ve bisküvi yenmelidir. Hipoglisemi fazla insülin yapımına bağlıdır. Kan şekeri düşen kişi şuurunu kaybederse bu durumlarda “glukagon” kullanılmalıdır. tutulmalıdır. Ayak bakımına dikkat edilmelidir İyileşmeyen yaralar için doktora gidilmelidir.

Bu tür hastalar midede uzun süre kalacak lifli ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalı, az az ve sık yemelidir.

Diyabet Komplikasyonları:
Koma, kalp damar ve sinir hastalıkları, böbrek bozukluğu, katarakt, infeksiyonlara hassasiyet, yaraların geç iyileşmesi, büyümede gerileme, ölü veya düşük doğum olabilir.
Şeker koması 2 türdür:

    Diyabetik koma: sebebi, insülin zamanını geçirmektir.
    Şeker Eksikliği koması: Hipoglisemi: Titreme, terleme, çırpınma, açlık ve huzursuzluk görülür. Sebebi fazla insülin vermek veya fazla miktarda karbonhidratlı yiyeceklerle beslenmektir.

Şeker Hastalığında Sporun (Egzersizin) Önemi:
Beslenme tedavisi,  ilaç tedavisi ve  egzersiz beraber uygulanmalıdır. Egzersiz yapılmalı, yürümeli ve merdiven çıkmalıdır. İnsan organizması hareket ettiği zaman düzene girer. Alçıya alınan bacak zaman içinde incelir. Demek ki insan vücudu hareket ederse sağlıklı kalır. Hareket büyüme çağındaki çocuklar için daha da önemlidir. Tipi diyabet tedavisinde insülin tedavisi, diyet yanında egzersiz yapılırsa insülin ihtiyacını azalttığı ve psikolojiyi düzelttiği görülmüştür. Kasların kasılabilmesi için şekere, şekerin kas içine girebilmesi için de insüline ihtiyaç  vardır.   İnsülin  yoksa  şeker hücre  içine  girip yanma meydana gelmez. Şekerin kaslara taşınması kalbin düzenli kan pompalaması ile olur. Kalbe gelen kan önce akciğerlere gönderilir. Oksijen alan kan tekrar kalbe gelir sonra bu kan tekrar vücuda pompalanır.

Egzersizin durumuna göre sistemdeki organlar çalışır. Egzersiz şiddetinin artması için kaslarda daha fazla şeker ve daha fazla oksijen olmalıdır. Oksijen var ise üretilen enerjiye “aerobik enerji” üretimi  denir. Oksijen yoksa kaslarda enerji üretimi devam eder. Ancak oksijen olmadan üretilen bu enerjiye “anaerobik enerji” denir. Oksijen yetersizliğinde kaslarda yorgunluk asidi de denen laktik asit birikir. Bu durumda egzersiz uzun süre yapılamaz. Yorgunluk hissedilir. Düzenli egzersiz yapan çocuklar daha mutlu ve başarılı olur.  Egzersiz yapılınca glikozun hücrede kullanılması hızlanır ve kan şekeri düşer. Egzersiz yemeklerden önce yapılmalıdır. Egzersiz sırasında şeker veya meyve suyu bulundurulmalıdır.

Egzersiz sırasında kandaki glukagon hormonu artar. Bu hormon kandaki glikoz düzeyini yükseltir. Bu hormon egzersiz sırasında dokuların artan ihtiyacı glikozun karşılanmasını sağlar. Adrenalin de kandaki glikoz miktarını ve kalbin çalışmasını artırır, damarları genişletir ve dokuların daha iyi beslenmesine yardımcı olur. Egzersiz de büyüme hormonu da artar. Diyabetliler kontrollü bir şekilde günde 30 dakika kadar spor yapabilir. Egzersiz, damarlarda oluşan âteroskleroz riskini azaltır. Düzenli egzersiz insana kendine güven ve mutluluk verir.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Türiye A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Abdullah Avcı Gitmeli mi ?

    EN ÇOK OKUNANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    e-gazete

    ARŞİV