24 Ekim 2014 Cuma

Omurilik Kanseri

Ciddi rahatsızlıklar içerisinde yer alan ve etkisi altına aldığı kişileri epey bir etkileyebilen omurilik kanseri (tümörü), hangi etkenlerden sonra gerçekleşir ve bu rahatsızlığın tedavisinde yapılabilecekler nelerdir? Rahatsızlık ile ilgili tüm detayları aşağıdaki makalemiz ile birlikte sizlere sunuyoruz...

31 Ağustos 2012 Cuma 09:01
Bu haber 1972 kez okundu
Omurilik Kanseri
Omurilik Tümörleri, Omurilik Tümörü

Beyin gibi omurilik de genişleme olana­ğından yoksun ve hacim değişikliklerini karşılayamayan bir boşlukta bulunur; bu nedenle küçük bir kitle bile ağır sinir sistemi bozukluklarına neden olabilir. Birincil ve/ya da yayılım sonucu geli­şen omurilik tümörleri geleneksel ola­rak acil beyin cerrahisi olgularıdır; giri­şim zamanında gerçekleştirilmezse, tü­mör geriye dönüşü olmayan bir felce neden olur. Omuriliğin en sık tümör gö­rülen bölümü göğüs (toraks) omurları­dır; çünkü bu bölgede hem omur sayısı çoktur, hem de meninjiyomlar (beyin-omurilik zan tümörü) bu omurlarda da­ha sık görülür. Ayrıca bu bölge mediastine (akciğerler arasındaki bölge) yakın­dır. Mediastinde ise genellikle lenfom, meme ve akciğer kanserlerinin yayılımlarına bağlı olarak büyüyen lenf bezleri bulunur ve bunlar omurilik kanalına doğru büyüyerek omuriliğe baskı yapar­lar.

Omurilikte tümör Başlangıç belirtileri

Klinik tablo tümörün omuriliğe yaptığı baskının aşamalı olarak gelişmesini yansıtır. Ol­guların yüzde 80-90'mda, başlangıç ev­resinde tümörün yerleştiği bölge ağrılı­dır. Ağrı sinir kökleri üzerindeki baskı­dan kaynaklanır ve genellikle iki yanlı bir yayılımı vardır. Omuriliğe baskı ile klinik belirtilerin ortaya çıkması arasın­daki süre, tümörün yerine ve büyüme hızına bağlı olarak değişebilir (birkaç günden 18 aya kadar). Başlangıçtaki ağrılı evreyi, bir dizi sinir sistemi bo­zuklukları izler; bunlar, da baskının ilerlemesini yansıtan belirtilerdin. Bu belirtiler hareket eksikliklerinden felce kadar değişebilir. Baskı nedeni gideril­mezse süreç son aşamaya geçer ve tam duyu yitimi (anestezi), deride beslenme bozuklukları, sık görülen yatak ülserle­ri (dekubitüs ülserleri) gibi belirtiler gözlenir.

Tanıya yönelik incelemeler - Önce­likle, hastaya hiçbir zarar vermemesi (noninvaziv) ve tanıda yanılma payının az olması.nedeniyle bilgisayarlı tomog­rafi (BT) ve magnetik rezonans (MR) yöntemlerine başvurulur. Bunlardan başka omurilik boşluğunun kontrast madde verilerek görüntülenmesi yönte­mi olan miyelografi uygulanır. Omurili­ğin damarsal hastalıklarında ise anjiyografi yararlı sonuçlar verir. Omurili­ğe baskı yapan olguların en doğru tanı­sı, bilgisayarlı tomografi, magnetik re­zonans ve miyelografik incelemelerin ortak sonucuyla elde edilir.

Beyin-omurilik sıvısının incelen­mesi lomber ponksiyon (bel omurları arasından iğne ile sıvı alınması) ile sağlanır. Bu yöntemle alınan sıvıda protein yoğunluğunun arttığı görülür. Bu incelemede, bazı özel yöntemler kullanılarak, birincil tümörlerde sey­rek, yayılım ile oluşan tümörlerde ise daha sık olarak tümör hücreleri ortaya çıkarılabilir.

Ayırıcı tanı - Birincil ya da yayılım sonucu gelişen beyin tümörlerinin ayı­rımında;, hastaların öyküleri dikkate alınmalıdır.. Yayılım sonucu gelişen tü­mörler en çok 50-60 yaşlarında görülür. Omurilikte bir tümör yayılması kuşku­su belirince, birincil tümörün yeri hak­kında bilgi edinilmesi önem taşır. Me­ninjiyomlar (beyin-omurilik zan tümö­rü) kadınlarda daha sıktır, göğüs (to­raks) bölgesinde yerleşir, yavaş gelişir ve genellikle ağrı yapmazlar. Omurilik kanalı boyunca çevreye yayılan nörinomların yavaş bir gidişi vardır ve tek yanlı ağrı yaparlar. Gliyomlar .daha çok gençlik çağı tümörleridir; öncekilerden farklı olarak omuriliğin içine yerleşir ve oldukça yavaş gelişirler.

Tümörün gidişi ve komplikasyonları
- Omurilik dışındaki omurga tü­mörlerinin gelişimi, tümörün tipi, kütle­si ve büyüme hızına bağlıdır. Değişik baskı dereceleri daha önce anlatılan değişik klinik belirtileri açıklar. Omurili­ğin içine yerleşen tümörlerin gelişimi daha hızlıdır; hastaların çoğunluğunda iki ay içinde iki yanlı felçler görülür. Büzgen kasların işlevinin bozulmasına, sertzar dışı tümör biçimlerinde daha er­ken olmak üzere, olguların yüzde 60'ında rastlanır. Lezyonun yerleşim yerinin altında tam bir felcin ortaya çık­ması, onkoloji acil polikliniklerinde sık görülen bir komplikasyondur. Kütle cerrahi girişimle alınabilir ya da ışın te­davisi uygulanabilir.

Omurilik Tümörü Tedavisi

Tümörün tipine ve yerleşti­ği yere bağlıdır.

-Cerrahi. Cerrahi girişimle tümör alı­nır. İyi huylu, omurilik dışı, sertzar içi tümörler cerrahi yöntemle tedavi edilir. Omurilik içi tümörlerin tedavisinde cer­rahi girişimin başarısız sonuçlar doğur­ma (yüzde 14) ve ölüme yol açma (yüz­de 9) tehlikesi yüksektir; sonuçlar ge­nellikle hayal kırıklığına yol açar. Mikrocerrahi yönteminin gelişmesiyle (özel ameliyat mikroskopunun kullanılması) daha başarılı sonuçlar alınmaktadır. -Işın tedavisi (Radyoterapi). Işın teda­visi gerek ağrının azaltılmasını, gerekse birincil ya da yayılım odağı olan tümö­rün denetlenmesini sağlar. İlaç tedavisi ile birlikte ya da tek başına ilk önce başvurulan tedavi olabilir ya da cerrahi girişimden sonra uygulanabilir. -İlaç tedavisi (Kemoterapi). Işın teda­visi ve cerrahiden sonra ya da ilk seçe­nek olarak ışın tedavisi ile birlikte uy­gulanabilir. İlaçların seçimi tümörün ti­pine ya da başka yerlere yayılımına bağlıdır.

Beklenen gidişi - Omurilik tümörü hastalarının beklenen yaşam süresi, kafaiçi tümörü olgularındakiyle aynıdır. Hastalığın nasıl sonlanacağını yalnız tü­mörün kötü huyluluk düzeyi değil, aynı zamanda yerleşimi ve derinliği belirler.

Cerrahi dekompresyon denince ne anlaşılır?

Cerrahi dekompresyon, kafatası boşluğu gibi yarı kapalı bir kutuda geliş­mekte olan tümöre "yer açmak"tır. Dekompresyon sertzar açıklığından ka­fatası boşluğunu açıp tümörün üstüne uyan kemik bölümünün çıkarılma­sıyla ya da kafatasının içinde başka yapıların kapladığı yer azaltılarak sağ­lanır. Örneğin beyin-omurilik sıvısının hacmi azaltılır. Beyin tümörlerin­de her zaman görülen beyin ödemi akut evrede mannitol verilerek, subakut ve kronik evrelerde ise steroit ve idrar söktürücü ilaçlarla azaltılabilir.

Omurilikte bulunan bir tümörün olağan belirtileri nedir?

Zafiyet, el ve ayaklarla birlikte beliren arka ağrıları, mesane ve bağırsakta meydana gelen rahatsızlıklar.

Muhtelif omurilik tömörleri var mıdır?

Evet. Omurilik dış basınçlardan ve içerisinde gelişen yabancı maddelerden etkilenebilir. Bu tümörlerin yaklaşık % 50si omuriliğin üzerindeki dokulardan veya bir omurga sinirinden ileri gelmektedir.

Omurilik tümörü nasıl teşhis edilmektedir?

Hastanın yaşantısı incelenince ve hasta tam bir muayeneden geçirilince bir omurilik tümöründen şüphe edilebilir. Omurgada ufak bir delik açılması yoluyla beyin-omurga (cerebrospinal) sıvısı akıntısında bir tıkanma olup olmadığı tespit edilebilinmektedir. Omurga sıvısının laboratuarda teste tabi tutulması çok kez kıymetli bilgilerin elde edilmesine yarayacaktır.

Beyin-omurga (cerebrospinal) sıvısına radio-opak maddesi zerkedilmesiyle ve sonra has. taya fluoroscopy yapılmasıyla teşhis daha da kuvvetlendirilebilinecektir. Bu prosedürün adı myelographydir. Normal durumda hasta sağa sola çevrildiği zamanlarda radio-opak madde serbestçe akacaktır. Bir tümör radio-opak maddenin akıntısını engelleyecek ve böylece bir taraftan teşhisin doğrulanmasına yarayacak ve öte taraftan tümörün tam yerini gösterecektir.

Omurilik tümörlerinde cerrahi müdahale sonuçları ne olur?

Omuriliğin üzerindeki dokularda meydana gelen tümörler veya bir omurga sinirinden olan tümörler ameliyatla alınabilir ve hasta ya tamamen iyileşir veya büyük ölçüde tedavi olur. Eğer omurilikteki hasar uzun süreden beri mevcutsa düzeltilemez hale gelmiş olabilir. Omurilik maddesinin içerisinde gelişmiş olan bir tümör genellikle çıkarılamaz durumdadır. Ancak bunların gelişmesi çok hallerde X ışını tedavisi ile önlenebilinir. Bazı vakalarda vücudun başka yerinde meydana gelmiş olan bir kanser yayılarak omuriliği de sarar. Bu gibi vakalar çoğunlukta umutsuzdur. Ancak, X ışınları tedavisi ve bazı hallerde cerrahi müdahale kısa bir süre için yararlı olabilir.

Omurilik tümöründen ileri gelmiş bir felç durumu cerrahi müdahaleyle iyileştirilebilinir mi?
Evet. Böyle vakaların yaklaşık yüzde ellisinde tümör cerrahi müdahale yoluyla çıkarılabilir ve hasta ya tamamen veya kısmen iyileşir. Bu tümörün tekerrür etmesi tehlikesi değildir.

Omurilik ameliyatları tehlikeli midir?


Vücudun başka herhangi bir yerinde yapılacak ciddi bir ameliyattan daha fazla değil.

Omurilik ameliyatlarında hangi anesteziler kullanılır?

Genellikle soluk borusuna yerleştirilmiş bir tüple yapılan genel aneztezi.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Türiye A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Abdullah Avcı Gitmeli mi ?

    EN ÇOK OKUNANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    e-gazete

    ARŞİV